Ben bir okulda çalıştım. Bir yıldan biraz fazla. Ama aylarca çalıştım hatta günlerce...
Çocuklar tanıdım orada. Doğal, her halleriyle. Üstleri başlarına inat kalpleri temiz çocuklar. İki oda bir salon evde on iki kişi yaşadıklarını söylediler. Hayalini bile kuramadım bunun.
Havanın soğuğuna aldırmadan ince bir gömlekle geldiler okula bütün kış. Yanmayan kaloriferlere ses çıkarmadılar. Kat kat giyinmesine rağmen üşüyen ve isyan eden öğretmenlerine inat oturdular sınıfta burunlarını çeke çeke.
Ana babaları yoktu bu çocukların. Hep kardeş hep abi abla. Nasıl dünyaya geldiklerine akıl sır ermez şekilde yalnızlar. Çocuk çocuğa sahip çıktılar birbirlerine.
Evime oldukça uzak olan bu okula, sabahın erken saatlerinde yola çıkıp giderdim. Okul yolu üzerinde öğretmen arkadaşlarımızla sözleşir, buluşur birlikte yol alırdık.Okuldaki imkansızlıklar bizi birbirimize daha da bağlamıştı. Sabah okula ilk giden çay makinesini temizler, çayı koyardı. Diğer öğretmenler gelene kadar çay hazırsa bizden mutlusu yoktu. Ders zili çalmadan içtiğimiz bir bardak çay ile ısınır, sınıflara dağılırdık.
Dersimi çocuklar için cazip ve dinlenebilir kılmak için türlü türlü yollar düşünür, sırayla aklıma her geleni denerdim. Bir gün bir torba şeker ile girdim sınıfa. Tahtaya kalkıp, her soruyu çözen öğrencime bir tane verip sevindireceğim sözde. Konuyu anlattım. Notlar tutuldu. Öğrendiklerimizi uygulama vakti gelince, soruyu cevaplayanlara şeker vereceğimi söyledim. Çok mutlu oldular. Her parmak kaldıran öğrenciyi tahtaya kaldırdım.Doğru olarak çözüldükçe "Aferin!" diyerek bir şeker uzatıyordum. Ali de onlardan biriydi. Çok çalışıyor, derslerinde başarılı olmak için çabalıyordu. Ali soruyu çözdü. Ama şekerini almayı unuttu. "Gel Ali, şekerini al." dediğimde yanındaki öğrencinin "Alma alma, öğretmen bize dağıttığına göre adidir oğlum o!" dediğini duydum. Önce çok şaşırdım. Ne diyeceğimi bilemedim. Sonra "Hayır, ben çocuğuma da bu şekerlerden alıyorum." diyerek onları şekerin normal bir şeker olduğuna ikna etmeye çalıştım. Çocuğa, insana değer vermeyen ailelerine kızmış, o çocuklar için üzülmüştüm.
Çok sevdim o çocukları. Diğer okullardaki çocukları kendime küstürürcesine çok sevdim. Onlardan ayrılmak mı hayat gerçeklerini değiştirememek mi daha çok acıtan kalbimi bilemedim.
*Bu yazı ile Çorlu İlçe Genelinde Öğretmen Konulu Anı Yarışması'nda 2. oldum.
24 Kasım 2018, Çorlu