Sevgili
Öğretmenim,
Bu
mektubu yazdığım eğitim-öğretim yılında, mesleğimin on sekizinci yılını
doldurmuş oluyorum.
İlkokulda bana her sorulduğunda “Öğretmen
olacağım.” cevabını verirdim. Şimdilerde, bu cevabı bilinçli mi veriyordum
yoksa her yönüyle kendime örnek aldığım öğretmen annemin etkisiyle mi öyle
diyordum diye düşünüyorum. Çünkü erken yaşta başladığım ve yaşıtlarımın daha
oyuncaklarla oynarken gittiğim okulumda, ilk üç sene çok da başarılı bir
öğrenci olamamıştım. İlkokul yıllarından hatırladığım, karanlık bir sınıfta ya
masasında ya da tahtanın önünde duran sert öğretmen. Beş yıl boyunca her gün
aynı sınıfta olduğum insanın ne yüzü ne bakışları aklımda kaldı.
Benim en güzel okul yıllarım, sizin de
hatıralarında yer aldığınız ortaokul zamanımdır. Her dersim başka renk, başka
güzeldi. Öğretmenlerimin her biri ayrı değer kattı bana. Ama sizin yeriniz
bambaşka. Yıllar sonra bugün gözlerimi kapattığımda kimi zaman güler yüzü ile
tahta başında hatırladığım kimi zaman da yanımda defterime bakan matematik
öğretmenim.
İlkokulda komşumuzdunuz. “Teyze” demeye
alışmıştım. Kızınız Ceren ile her gün oynuyor, oğlunuzun odasına gizlice girip
karıştırıyorduk. Ceren yemek yesin diye bizi eve çağırır, tüm apartman
çocuklarını doyururdunuz.
Ortaokula geçince komşumuz Gönül teyzeyi
sınıfta gördüm. Bazen “teyze” bazen “öğretmenim” diyordum. Hiç farklı
değildiniz ki. Apartmanda, evde gördüğüm konuştuğum Gönül teyze ile sınıftaki
Gönül Öğretmen her yönüyle aynıydı. Sıcak, samimi, annem gibi bir öğretmen.
İlkokuldaki başarısız öğrenci olan ben; her dönem takdir belgesi alan, çalışkan
ve düzenli bir çocuk olmuştum. Matematik dersinden korktuğumu, yapamazsam
hissine kapıldığımı hiç hatırlamıyorum. Size rahatlıkla soru sorar,
derslerimizi keyifle geçirirdik.
Komşumuzun öğretmenim oluşu bazı
zorlukları da beraberinde getirirdi. Hatırlar mısınız öğretmenim Ceren havuç
suyu içsin, havuç topları yesin diye bize de hazırlardınız? Öğrencilerin
öğretmenine “Hayır.” diyemediği yıllardı. Matematik öğretmenim “Havuç suyu
içilecek.” deyince o koca bardak içilirdi. Bardak gerçekten büyük müydü
öğretmenim?
7. sınıflarda denklemler konusunu
anlatırken sizden ve sizin evinizde içtiğim havuç sularından bahsediyorum.
Denklemleri sizin gibi anlatmaya çalışıyorum öğretmenim. Sakin, sabırlı olmaya
gayret ediyorum. İstiyorum ki her öğrencim matematik dersini sevsin. Matematik
dersini dinlemeyen öğrencilerime yaklaşıp “Sen beni mi sevmedin yoksa?” diye
soruyorum.
Öğretmenini seven her çocuk başarılı olur
değil mi Gönül Öğretmenim?
Sizi sevgi, saygı ve özlemle kucaklıyor; ellerinizden öpüyorum.
Öğrenciniz Esen ERDAYI
24/11/2021
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder