BOYNU BÜKÜK KARANFİL
Öğretmenler, ilk öğretmenler gününü anımsar.
İlk olması önemlidir. Okumuş, mezun olmuş, genç öğretmen olarak ilk kutlama.
Benim anılarıma yer etmiş, o günü düşündüğümde dahi gözlerimdeki yaşları
tutamadığım, hayatımın özeli dört yıl kadar önceydi.
Sabahtan başladı kutlamalar. Beni okul
kapısında gören öğrencilerim, koşarak gelip “Öğretmenler Gününüz kutlu olsun
öğretmenim.” dediler. Kimi çiçek almış kimi mektup, kart yazmıştı. Duygu yüklü
yazılar… Öğrencilerimi çok severim. Kendi çocuğum gibi sahiplenirim. Bazen de
kızar, sanki üstüme vazifeymiş gibi, anne-baba edasıyla öğüt veririm. Tüm
öğrencilerim çok çalışsın, başarılı olsun; güzel bir gelecek kursun isterim.
Çalışmayana “Sen beni sevmedin mi yoksa?” derim. Çünkü bilirim ki bir çocuğun
kalbine giremezsem başarı olmaz. Öğrencilerimi bu kadar düşünür ve onlar için
çabalarken kendi çocuğumu ihmal ettiğim de olur. Vatanını, milletini seven;
duyarlı evlat olsun isterim.
Öğretmenler
Gününde okulda ders yapılır yapılmasına da gün boyu kutlamalar devam eder. O
gün bizler için keyifli geçer. Mesleğimizle gurur duyarız.
Günün sonunda
dersler bitince kutlamalar da bitmişti. Ben öyle sanıyordum. İkinci sınıfa
giden kızımı okulundan almaya gitmiştim. Her zamanki gibi kapıda bekliyordu.
Beni görünce arkasında sakladığı o tek karanfili gösterdi. “Öğretmenler Günün
kutlu olsun anneciğim.” dedi. Bugün gibi duygulanırım o anı hatırlayınca Herkes
öğretmenine, benim kızım, öğretmen annesine çiçek almıştı. Bütün gün onu sıranın
altında saklamıştı. “Arkadaşlarım, öğretmene ne zaman vereceksin? diye sorup durdu. Ben onu anneme aldım,
dedim. “ diye anlatmıştı. Sıranın altında benim için saklanan, boynu bükülmüş,
kırmızı karanfil hayatımın en anlamlı çiçeği oldu. Teşekkür ederim güzel
çocuğum. Keşke o çiçeği öğretmenine verecek kadar kendini ona yakın
hissedebilseydin. Yüreğine dokunabilseydi senin…
07/ 11/ 2019

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder